Doğa Dedektifleri, Ege ile Gaga işbaşında

  • Televizyon - Yazı 26 Ekim 2016

    Gizemlerin peşini bırakmayan bir çocuk ve maceracı bir karga. Doğa Dedektifleri işbaşında. Bu meraklı ikilinin heyecan dolu serüvenine katılmaya hazır olun!

  • Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on Pinterest

    Gizemlerin peşini bırakmayan bir çocuk (Ege) ve konuşan bir karga (Gaga)’nın maceralarını konu alan yaratıcı bir yapım. Ege ile Gaga, çevresinde olup bitenleri araştırıp, nedenlerini sorgulayan bir çocuğun hikayesi. Yapımcılar, alışkın olduğumuz ezberci, buyurgan bir konsept yerine, hayatı kavramaya çalışan bir çocuğun gözlem yapma ve akıl yürütme tekniğiyle öğrendiği enfes bir proje geliştirmişler. Bu yönüyle şimdiye kadar izlediğim çizgi filmler arasında en faydalı gördüğüm çizgi film olma özelliğine sahip.

    Çocuğunuza bilimsel bir bakış açısı kazandıran doğa dedektifleri, 50 yıllık uluslararası özelliğe sahip Japon Prize Animasyonlar Festivali’nde finale kalmış, seslendirme ve sunum itibariyle uluslararası standartlarda, kısa sürede ihraç ürünü haline gelebilecek bir yapım.

    ÇOCUĞUN MERKEZDE OLDUĞU İLK YERLİ ÇİZGİ FİLM

    Tamamen yerli yapımcı ve animatörler tarafından; Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Yerleşkesi’nde faaliyet gösteren Teknopark’ta yaratılan Ege ile Gaga, okul öncesi çocuklar için 7 dakikalık bir animasyon serisi olarak hazırlandı. Resimli Film Animasyon Stüdyosu kurucusu Mustafa Gül’ün ifadelerinden; bu çizgi filmin çocuğun merkezde olduğu ilk çizgi film olduğunu anlıyoruz.

    Her bölümde yeni bir keşif yapan ve öğrenirken öğreten bu meraklı ikilinin heyecan dolu serüvenini her gün 10:00, 12:25 ve 20:05’de TRT Çocuk’ta izleyebilirsiniz. Son yıllarda Rafadan Tayfa, İstanbul Muhafızları gibi kaliteli yerli yapımlara ağırlık veren TRT’ye de teşekkür etmeden geçmeyelim.

    Umarım bu yöntem milli eğitim sistemimizde de uygulanır ve yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Muallimler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, nesiller ister.” sözüne yaraşır bir eğitim sistemine kavuşuruz. Böylece kısır çekişmeler içinde, olduğu yerde sayan Türk ve Müslüman coğrafyası ilimde ve fende ilerleme yaratacak nesiller yetiştirir ve sonuçta Dünya sahnesinde hak ettiğimiz yeri alırız.